Make your own free website on Tripod.com

sayı 2-3

Ahlakın Biyolojik Temelleri"

Türban:Düşünebilen Bir Varlık

Prof.Dr.Naci Bostancı-Söyleşi

Adana ve Adana'nın Ötesi

İbn Haldun

Parlementer Sistem ve Türkiye

Renklere Dair

Altın Çağ

Türklerde Tiyatro

İnek Politikası


ANASAYFA

e@mail

 

Türklerde Tiyatro

Gökçen KOÇ

Tarihte Dünyanın birçok bölgesini egemenliği altına almış sonra şu ya da bu sebeplerden dağılmış olan Türk toplumunun tiyatro kökeni de karışıktır. Bunları tam doğrusu ile bulup ortaya getirmek bugüne değin olanaksızdı. Türk tiyatrosunun miladı Anadolu Türkleriyle sınırlandırılabiliyordu ancak bugün derlenmekte olan belgelerin doğrulukları ve evreleri tam saptanamamaktadır. Şu bir gerçektir ki, Orta Asya’dan çıkışımızda, İslam’ın kabulünden önce, dinsel törenlerimizde, dünya bölgelerindeki tiyatro oluşumu bizde de var, ve o oyunlar bugün bile gelenek olarak köylerimizde oynanmaktadır. Zamanında kız kaçırma, savaş , bereket gibi olayları yansıtan seyirlik oyunlar yalnızca köy büyüklerimizin belleklerinde kalmıştır.

Geleneksel Türk tiyatrosu kapsamı içinde meddah, kukla, karagöz,ortaoyunu, rengi, köçek, curcunabaz, hokkabaz, savaş oyunu gibi dramatik içerik taşıyan türlerin yanı sıra, ustalık ve hüner gösterileri de yer alır: cambaz, sihirbaz, tavşan oğlanları (dansçı), perendebaz, çemberbaz (denge sanatçıları), maymunbaz, köpekbaz (hayvanlarla gösteri yapar), ateşbaz (fişeklerle gösteriye çıkar)gibi.

Dramatik içerikli türlerden, ahlâkî çıkarsamalar da yapabilmekteyiz. Dramatik içerikli oyunlar toplumsal sorunlara dolaylı yollardan genellemelerle, soyutlamalarla yaklaşır. Oyunlar yazılı metinlere dayanmaksızın belli bir yolu izleyen ustalaşmış oyuncuların doğaçlama becerileriyle de geliştirilir.

Geleneksel Türk tiyatrosunun dramatik içerikli türlerinde taklit; başlıca çatışma ve kişileştirme yöntemi olarak kullanılır. Oyuncunun başarısı taklit yapmadaki ustalığıyla ölçülür.

TİYATRODA SEYİRCİ OLABİLMEK.

Evet, Bir tiyatro oyununu sahneleyebilmek, sorumlulukları yüklenip aktarabilecek güce coşkuya sahip olmak için önce onu izleyip eleştirebilecek seyircinin olması gerekir. Tiyatro yapımcısı çalışmasını, ortaya koyduğunu, seyreden gözüyle denetleyebilme yeteneğine de sahip olmalıdır. Tiyatro seyircisiyle seyirci tiyatrosuyla her zaman bütünleşmelidir.

Bu da seyircinin daha dikkatli olmasını, eleştiri gücünün fazlalaşmasını sağlar. Bizim seyircimiz, sahnede birçok öneriyi iletmek için uğraşanları, yorulanları, onları tedirgin etmeyecek düzeyde izleyen fakat oyunu, oynayışı anlayan, varlığı ile oyuna yön veren, yargılayan, tepkisini belirli ölçülerle ortaya koyan seyircidir.

Tiyatro ancak seyirci ile bütünlenen bir topluluk sanatı ve eylemdir.

Tiyatro, seyircisinin kendini anlayıp, yorumlayıp, gerektiği yerlerde oyuna verdiği tepkilerle yönleşen, oluşan bir topluluk sanatı ve eylemdir.