Make your own free website on Tripod.com

sayı 7-8

AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ: KÜRESEL BARIŞ İÇİN SON UMUT…

PAZAR PAYI SAFSATASI

ŞU "KONUŞMA…" DA OLMASA!

BERBERDE

HUKUKUN HUKUKSUZLAŞTIRILMASI

GELENEKSEL KÜLTÜREL DEĞERLERİN YENİDEN YÜKSELİŞİ ÜZERİNE

BİREY OLMAK-AŞIK OLMAK

KIBRIS SORUNU

İDEOLOJİK BİR TERCİH

UZAYLILAR ÖZGÜR MÜ?

LAİKLİK VE LAİSİZİM ÜZERİNE



ANASAYFA

e@mail

 

Berberde

Haluk Kürşad

Genç adam elindeki gazeteyi sehpaya bıraktı ve berberin gösterdiği koltuğa oturdu. Berber kesilen saçlar genç adamın üstüne dökülmesin diye önlüğü takarken, aynadan ona bakıp “Saçınızı nasıl kesmemi istiyorsunuz?” diye sordu. Genç adam “Çok fazla kısaltmayın, şöyle bir toplayın yeter.” diye cevap verdi. Berber peki manasına kafasını salladı, tarağı ve makası alıp traşa başladı.

Berber bir taraftan adamın saçını keserken bir taraftan da konuşuyordu. Ancak genç adamın, sorularına verdiği kısa, isteksiz ve baştan savar gibi cevaplar karşısında pek de konuşmaya niyeti olmadığını anlayıp konuşmaktan vazgeçti ve sadece traşla ilgilendi.

Traş bittiğinde berber, çırağına “Küçük aynayı getir.” dedi. Getirilen aynayı genç adam nasıl kesildiğini görsün diye onun ensesine tuttu. Genç adam kafasını sağa, sola hafifçe çevirerek ensesine baktı ve gözlerini berbere dikerek “İyi, güzel olmuş,” dedi, ancak her iki şakağının biraz üstünü eliyle göstererek “yalnız, buraları pek içime sinmedi. Sadece gösterdiğim yerleri biraz daha kısaltırsanız çok memnun olurum.” diye devam etti. “Hay hay” dedi berber, makası ve tarağı tekrar alıp istenilen şeyi yapmaya girişti.

Berber makası ve tarağı yerine koyarken yüzünde hafif bir tebessümle müşterisine bakıyordu. Ancak genç adamın suratı asılmıştı, “Sizden sadece şakaklarımın üstünü kesmenizi istemiştim, fakat gösterdiğim yerleri kısaltırken biraz aşağıya inip şakaklarımdan da kısalttınız. Yani biraz önceki durumdan hiçbir farkı yok kafamın.” dedi, berberin yüzündeki mütebessim ifade, yerini bir şaşkınlığa bırakmıştı. “Şimdi, lütfen sadece buraları kısaltın.” dedi genç adam ve eliyle aynı yeri gösterdi. “Peki efendim.” dedi berber ve tekrar traşa başladı. Bir, iki dakika geçmişti ki genç adam berberin elini tuttu “Beyefendi, hâlâ aynı şeyi yapıyorsunuz. Yine önce gösterdiğim yeri kesmeye başlıyorsunuz, ama sonra kesilmesi için hiç istekte bulunmadığım şakaklarımdan kesmeye başlıyorsunuz. Siz benimle alay mı ediyorsunuz?” dedi. Berber iyice afallamıştı, kekeleyerek “Hayır efendim, estağfurullah, niye alay edeyim sizinle.”diye cevap verdi. “Yok yok siz benimle düpedüz alay ediyorsunuz.”dedi genç adam, sinirden alnındaki damarlar iyice belirginleşmişti. “Hayır beyefendi, sizinle alay etmiyorum. Ancak, ustamdan, okuldan öğrendiklerimi…” sözlerinin devamını getiremedi berber, “Peki vazgeçtim,” dedi genç adam “tarağı ve makası bırakın, saçımı makineyle iyice kısaltmanızı istiyorum. Üç numara mı, beş numara mı, her neyse öyle istiyorum.”diye devam etti. Berber sadece “Tamam efendim.”diyebildi ve makineye uzandı.

Traş bittikten sonra berber genç adamın üstünden önlüğü kaldırdı. Genç adam çırağın getirdiği montunu aldı, cüzdanından para çıkarıp berbere uzattı ve onun gözlerinin içine bakıp “Hadi bakalım, düzeltebilecek bir yer bulun da görelim.”dedi, berberin ve çırağın şaşkın, aptal, afallamış bakışlarına sırtını döndü ve dükkandan çıktı.