Make your own free website on Tripod.com

sayı 5-6

Ekonomik Özgürlük Kavramı

Barış Manço'yıu Düşünürken

Sinema

"Sivil özgürlük" süz "Siyasal Özgürlük"! Olur mu?

Bülbül

Kadın ve Taciz

Nefes alacağınız son oksijende tükenirken

Vahşetin Belgeseli

Ne Yapacağını Bilememek

Türkiyenin Konumu

Haymatlos

Yalancı Masumiyet

Hangi laiklik

E-Deneme


ANASAYFA

e@mail

 

NEFES ALACAĞIMIZ SON OKSİJEN DE TÜKENİRKEN

Buhari Baytekin

Resmi ideoloji devletin bir ideolojiyi benimseyip bunu vatandaşlarına empoze etmesi şeklinde tanımlanabilir. Şüphesiz resmi ideolojinin olduğu bir yerde demokrasiden bahsedilemez. Çünkü farklı ideolojilere sahip kişi ve grupların bir arada yaşaması ancak devletin resmi ideolojisinin olmamasına bağlıdır.

Devletin, ideolojilere, dünya görüşleri ne, dinlere karşı tarafsız kalma zorunluluğu vardır. Bunlardan herhangi birini resmi görüş haline getiren devlet bunun sonucu olarak diğerlerini baskı altına alacaktır. Bu da toplumda rahatsızlıklara yol açacak ve toplumsal ayrışmaya neden olacaktır. Bugün Türkiye’de toplumsal gruplar arasında meydana gelen gerilimin tek nedeni devletin bir grubun ideolojisini diğerlerine benimsetme isteğidir. Devletin tek tip insan yetiştirmek için, ancak faşist diktatörlüklerde görülebilecek kararlar alması ve bu kararları benimsetmek için meşru vasıtaları gayrımeşru bir şekilde kullanması ülkeyi kışla haline sokmuştur. Bu durum siyasal sistemimize de yansımaktadır.

Tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan siyasal sistemimiz bugün bir buhran yaşamaktadır. Kemalizm adına insanlara dayatılan çağdaş uygarlık modeli ilgi çekiciliğini kaybetmiştir(zaten toplumun büyük çoğunluğu bunu benimsememiştir.). Devlet aygıtını elinde tutan güçler insanları kemalizme kanalize etmek için eğitim sistemimizi kullanmaktadırlar. Diğer ülkelerdeki jakoben benzerleri gibi onlar da, insan haklarını gözardı etmekte ve toplumu zorla bir modelin veya kalıbın için sokmaya çalışmaktadırlar.

Oysa Kemalizm örnek aldığını ileri sürdüğü Batı demokrasilerinde devletin resmi ideoloji dayatması, hele eğitimin bu ideoloji doğrultusunda doktrin aşılamak için kullanılması söz konusu değildir. Hem Batı tipi demokrasilere ulaşmayı özlemek hem de resmi ideolojilerden vazgeçmemek dramatik bir çelişkidir. Çünkü ikisinin bir arada olması imkansızdır. Bundan dolayı Türkiye’deki demokrasi kör ve topal olarak kalmıştır.

Resmi ideolojisi olan devletin bu ideolojisini benimsetmek için eğitim kurumlarına ihtiyacı vardır. Bu kurumların en başta gelen görevi resmi ideolojiye uygun bireyler yetiştirmektir. Bu ideoloji ile yetişen bireylerin görevi de bu ideoloji çerçevesinde toplumu dönüştürmektir.

Devlet kendi ideolojisini benimsetmek için her ne kadar eğitimi kullanırsa kullansın tek tip insan yetiştirmeyi başaramamış ve başaramayacaktır. Bunun en güzel örneği üniversitelerdeki kılık kıyafet uygulamalarıdır. Üniversitelerde uzun bir süredir kısmen varolan demokratik hava yine resmi ideolojinin tek tip insan yetiştirme hevesi yüzünden bozulmuştur. Tek tip profiline uymayan başörtülü kızlar okuldan uzaklaştırma ve atılmalara varan cezalara maruz kalmışlardır; saçı uzun ve küpeli olan erkekler de onlarla birlikte baskıya maruz kalmışlardır. Bundan üniversite öğretim üyeleri de payını almış, resmi ideolojiye hizmet etmedikleri için devletin şefkatli(!) gazabına uğramışlardır. Devletin tek tip insan yetiştirmek için, başvurduğu bu jakoben tavır bazı hocalarımız tarafından alkışlanmış bazıları hocalarımız tarafından da desteklenmiş olması da yine Türkiye’ye özgü bir çelişkidir. Kılık kıyafetten dolayı öğrenim hakkı elinden alınan öğrencilere karşı yapılanlar insan hakları ihlalidir. Şunu unutmamak gerekir ki yarın öğrenim hakları elinde alınanlar devlet aygıtını eline geçirdikleri zaman onlarda kendilerine yapılanların aynısın karşı gruba yapacaktırlar. Yani devleti elini geçiren her grup resmi ideolojiyi kendi amaçlarına hizmet edecek şekilde kullanacaktır. Bunu engellemenin yolu da anayasada devletin resmi ideolojisinin olmadığının kayıt altına alınmasıdır.

Bugün Türkiye’nin en büyük sorunu tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan resmi ideolojidir. Resmi ideolojinin amaçladığı insan tiplemesinin sınırları artık dar gelmektedir. Bugün bu sınırları kırmak ve farklılığın getirdiği geniş özgürlüğe ulaşmak için ,devletin resmi ideolojisine karşı çıkılmalı ,bunun içinde demokratik yollarla mücadele edilmedir. Aksi halde son yıllarda ana kadar genişleyen resmi ideolojinin sınırları, bizlere nefes alacak ufak bir pencere bile bırakmayacaktır