Make your own free website on Tripod.com

sayı 4

Feodal Zengin ve Gerçek Burjuvazi

Türkiyede Anayasal gelişmeler

Demokrasinin imkansızlığının İmkansızlığı

Kurtuluş Özel Eğitimde

Bir Mucizeyi Beklerken

İlaçta Patent Tartışması

İlaçta Patent Tartışması(2)

Demokratik İşbölümü

En Ateşli Liberal

Sistem Düşüncesi

Çocukların Zararlarından kurtulma yolları

Barter

Devlet ve İnsan

Türban ve İnsan hakları

Piyasa Reformları Avrupa Futbolunu Geliştiriyor

Özel Sektör, Yapı Kredi ve Faşizim

Kayıp Kadınlar Üstüne

Bilmece


ANASAYFA

e@mail

 

ÇOCUKLARIN ZARARLARINDAN KURTULMA YOLLARI

* The Economist, December 5th 1998, s. 18

 

Hoşgörüsüzlüğün gitgide arttığı bir dönemde yaşıyoruz. Sigara içilemeyeceğini, araba parkedilemeyeceğini, tükürülemeyeceğini, hatta yürünemeyeceğini gösteren işaretler her tarafı kapladı. Çok şükür, “siyahlar giremez” işaretleri ortadan kalktı fakat başka alanlarda sınırlamalar getiren işaretler her yerde. Bir zamanlar yalnızca birkaç vagonda veya uçakların belli bölümlerinde uygulanan sigara içme yasağı, şimdi bütün ofislerde, çoğu toplu taşıma araçlarında ve hatta birçok barda geçerli. Şık kulüp ve lokantalar uzun zamandır “blucinle girilmez” kuralına sahip. Fakat bu günlerde fazla şık olabilirsiniz. Londra’daki bazı oteller, takım elbiseli kimselerin ortamı bozabileceği korkusuyla, “takım elbiseyle girilmez” politikası izlemeye başladılar. Çevreciler çok önceleri otomobillere yasaklar getirilmesini istediler. Mobil telefonlar son hedef. Bazı demir ve havayolu salonları, lokantalar ve hatta golf kulüpleri “telefon kullanılmaz” alanlar olarak düzenlenmektedir.

Eğer tahammülsüzlük gerçekten bu çağın özelliği olduysa, The Economist bir başka gürültü kirliliği kaynağı üzerine bazı sınırlamalar konulmasını teklif etmektedir: Çocuklar. Bunu bir peşin hüküm diye görmezden gelmemeniz için, iyi bir ekonomik argüman dahi ortaya koyabiliriz. Sigara içme, araba sürme ve mobil telefonlar ekonomistlerin “negatif dışsallıklar” adını verdiği şeylere sebep olurlar. Yani, bu faaliyetlerin diğer insanlara maliyeti, bunları yapanlara olan maliyetini aşmaya meyleder. Bu durumda piyasanın görünmez eli işlemez, kaynaklar israf olur. Bir sürücünün özel sürüş maliyetleri, onun diğer insanlara hava kirliliği ve trafik tıkanıklığı şeklinde yüklediği maliyetleri tam olarak yansıtmadığından, sürücüler otomobilleri sosyal bakımdan arzuya şayan olandan daha fazla kullanırlar. Aynı şekilde, sigara içenler de, zehirli dumanlarının etraftaki insanlara zarar vermemesi konusunda pek hassasiyet göstermezler.

Hükümetler bu tür piyasa başarısızlıklarına iki şekilde çözüm ararlar. İlki daha yüksek vergilerdir, bunun amacı antisosyal davranışlarının maliyetini sigara içenlere ödetmektir. İkincisi regülasyondur. Emisyon standartları koyma veya kamuya açık yerlerde sigara içmenin yasaklanması gibi. Her iki yaklaşım da çocuklarla ilgili problemde işe yarayabilir.Çocuklar da, aynen sigaralar ve mobil telefonlar gibi, etraflarındaki kimselere bir negatif dışsallık yükler. Oniki saatlik bir yolculuğu, hemen önündeki koltukta oturan ve avazı çıktığı kadar bağırmakta olan bir çocukla, yahut arkasında oturan ve haince koltuğu tekmeleyen canı sıkılmış bir yeni yetmeyle birlikte geçiren kişiler, bu çocukların boynunu sıkmak isteyecekleri kadar çabuk bir şekilde, meseleyi kavrayacaklardır.

İşte burada piyasa başarısızlığının tipik bir örneği sözkonusudur: Ebeveynler tam maliyeti karşılamazlar (gerçekten bebekler bedava seyahat ederler), bundan dolayı gürültücü çocuklarını yanlarına almaya isteklidirler. Tam da iyi bir şamarın gerektiği yerde görünmez el nerede?

Çocuklardan Azade Bölgeler

Çözüm aşikar. Bütün havayolları, trenler ve lokantalar çocuktan azade bölgeler düzenlemelidirler. Bütün çocukları uçağın arkasına yerleştirirseniz ebeveynler çocukların gürül tüsünü asgariye indirmek için daha fazla gayret sarfederler. Ve çocukların daha az para ödemesi ve bebeklerin bedava seyahat etmesi yerine, onlara yetişkinlerden daha yüksek fiyat uygulanmalı (veya vergi yüklenmeli) dır.

O zaman yolcular çocuklardan azade koltuklar isteyebilirler, aynen bir sigara içilmeyen koltuk istemek gibi. Gitgide daha az sayıda kadın çocuk doğurmak istediği ve nüfus yaşlandığı için, çocuklardan azade seyahat talepleri de artacaktır. Doğru, bu yaklaşım biraz hoşgörüsüz fakat neden anne babalara sigara içenler gibi muamele edilmesin? En azından bu yolda başı çekecek bir havayolu şirketi var: Virgin Hava Yolları.ü